Vakitsiz Açan Çiçek

Vakitsiz Açan ÇiçekYazar: Ahmet DeveciEditör: Beyza ÖzTasarımcı: Bediha Kellecioğlu Tatlı bir çocuk ile başlıyor hikayem Ve bu çocuğun kim olduğunu bile bilmeden  Bu kadar kimlik müsveddesi içinde Öylece yaşayıp gidiyorum Tüm bu hatalar, pislikler, Bu eğrilmiş doğrultu benim Ve evet Bilerek üç maymunu oynuyorum.  Tam da bu yüzden Kaybetmekteyim her savaşı Aynadaki yüzüm dahi tiksiniyor şimdi benden Kelimelerim artık hep Daha küçük dilimden Kim bilir beni ben yapan sebep de Bu yüzden yabancılıyor beni Yalnız ölmek fikrinin verdiği cesarete hiç layık olmadım Ve korkuyorum Ya bütün büyü bozulur da Bir gün, birdenbire büyüyüverirse çocuk Ya kendini her şeye geç kalmış...

Yazar: Gamze DinlerEditör: Gizem KöroğluGörsel Tasarım: Beyza Irmak Sonbaharın çiçekleri avuçlarında yetişirdi, Ve kulağımın arkasına iliştirirdin parmaklarını Bir papatya edasıyla. Bu şehirde, Kayıkların boyuna ters Uzun direkleri gülümsetirdi sanırım Ya da Erguvan dolu sokaklar da olabilir. Sıcak iklimin soğuk çimenlerinde Denize karşı uzanmışken  Uzakları düşünmek… Akşam vakti serseri sokaklarda Bilmediğim caddelerde yürümek… Öyle bir an ki Yazmaya niyetlenirken yazdıklarımı sildiğim… Öyle bir an ki Ağlamanın gülmekten daha kolay olduğu… Hayran kalıyorum  Ekim ayındaki haziran sıcağına. Yapraklar henüz düşmemiş, Kıyılar yosun kokusuyla kaplı… Böyle havalarda Şarap misali eskiyen o gün Daha bir tat bırakıyor damağımda. Birinde kaybolmak istiyorum, Onda yok olmak Nefes almak Ya da nefessiz kalmak. ...

Sorgu

SorguYazar: aslı AkbaşEditör: Beyza ÖzGörsel Tasarım: Saadet Atmaca Peki elleri tiyatroların Peki güzellemeler yazılmış uğruna Padişahlar, anlı şanlı kahramanlar Peki değiştirilmiş kitaplar Peki ben Uzanan geçmişe Bugünü uzatan, sulayıp sulayıp Ne emeklerle büyüten Ne olacak sakarlara Dizleri üstüne düşen karşısında Aşık güzellerin Peki diyarlara Unutulmuş, geride kalmış Kılı kırk yaran ustalara Peki bana Bırakıp doğal mucizelere ömrünü Uyuyan çimenler üzerinde Unutulmuş diyarlarda Peki sıkıcı evlere Sıkıcı duvarlara Arkasında ölmüş ruhların Kulak verilmemiş dileklerine Peki gezginlere Ya yiyen ya uyuyan Nice tembellere Ne olacak değişmemiş kurallara Sen sormazsan eğer Ben yazmazsam Ne olacak bu dünyaya ...

Sen

Yazar: Ahmet Ebubekir SanEditör: İpek ÇakmakGörsel Tasarımı: Ekin Salih Kutlu Ellerim yine burada Yanında Yanları kara kalem izi Çok tatlı yârin dili Eğer düşersen yalnızlığa Gözlerini kapat ve gökyüzüne bak Ellerim uzanır ruhuna Çekerim yukarı Buluşurum dudaklarınla Al yanakların olur ateş Sol yanıma Ruhum alev alır şiir gibi Uçan bir güvercin gibi göğüs kafesine Ruhuna Bakmaktan kızaran gözlerim karanlığa Ağlamaktan solan küsüm yalnızlığa Sen hep ol yanımda Kalbimin içi kan yara Gel içeyim dudaklarından bengisuyu Sonsuza kadar yaşayayım dudaklarında Saçını koklasam bir dağın doruklarında Nefesim, kesilir sesim, gözlerim sel olur Düşer kollarına Tutsam bir kez elinden Kavrasam belini Bırak dursun göğsünde namahrem elim Öpsem bir kere günah...

Muğlak

Yazar: Süha CengizEditör: İpek ÇakmakGörsel Tasarımı: Pelin Nur Karabay kalemin tutsak kaldığı gecelerde kömür kullanır zihnim ve direnir isine düşüncelerimin. bu tutuklu yaşamımda, aslolan taneciklerdedir  havaya karışan asla yakalayamadıklarım ak zannedilen ciğerlerime çekerim ve pak zannettiğim hislerime küserim. işte o zaman ki anlar kendim kendime güvenmediğini işte o zaman ben yokumdur kendim tarafından. tutuklu yaşamın esiri benliğim yaşamın küstüğü bedenim zihnim ardında taneciklerin esirliğimin esrikliğime dönüşümüyle kendim tarafından kendimi kovanımdır. işte o zaman püskürtürüm ak zannettiklerinden tanecikleri şimdi ise kalem mi tutsak? ben miyimdir? ...

Yazıyorum

Yazar: Ahmet Ebubekir SanGörsel Tasarımı: İpek Çakmak Yazıyorum yine Bu yaşadıklarım içimdeki, Çocuğa hediye Şimdi kanatlarım kırık Hayalden arabam yok Sadece gerçekler Kalabalıklar güçlüler Ben tek başımayım Yalnızım Belki de yanlışım Kızgınım yüzüme Dış görünüşüme Sözlerin hala içimde yankılanır Yazarken kafamın bi’ ritim bi’ tempo Artık umrumda değil kafiyeler Olursa olur Ben müziğe bakarım Sevmezsem silerim Paylaşmam kimseyle yazdıklarımı Kalemime ihanet edemem bi’ kadına yazıp Yazıyorum artık hep kendime yazıyorum Aradığım şey nerede bilmiyorum Belki yüksek gökdelenlerin Beyaz yakalarında Belki kuytu boş sokaklarda Aramaktan yoruldum Umudum yok Ama duramam burda İçimdeki ateş sönmedi hala İyi değilim kafam dolu Tanrım söyle ne bu işin sonu Belki buldum da kaybettim Belki de senin içindeydi Ne fark...

Cadı

Yazar: Vaveyla Tasarımcı: Alperen ergin Açtı gözünü Söyledi olanı biteni Ve insanlar Buldu asacağı cadıyı, Buldu o aşık olduğu şeytanı. Oysa onlar, Aynadaki suretten tiksiniyorlar Ve aldıkları nefesten Günaşırı Göz kördü, Dilden döküldü, Tanrının kanlı eli Cadının boğazında görüldü. Rahipler fısıldaşıp gülerken Bir gün daha döndü. Ve şafakta Kurbanlar sunuldu İnkar tanrısına, Günahsa cadıya ...

Hatırlarım

Yazar: Taylan Kaya Tasarımcı: Ezgi Üzümcü Bir bozkır, Dalgalanır. Basmaya kıyamayız, Öylece kala kalırız, Seyrederiz ufku. Bir azra kumlardan, Akan bir tepe. Kusursuz, benden kaçan. Tutunurum göğe,  Öyle giderim gideceğim yere. Adını kirletmem merak etme. Bir ışık, Eşsiz ve dokunulmaz. Isıtır ama acıtmaz. Süzülür bulutlardan. Kıyamam ona da bakamam. Suda görürüm yansımanı. Kusursuz dalgalarda, Sıcak esen rüzgarda, Hatırlarım varlığını. Biliyorum beni yok sandığını. Gözümü Kulağımı kapasam, Görmesem ve duymasam, Seni hissetmesem, saklansam, Hatırlarım. Kirletir mi seni hatıralarım? Taylan Kaya / Raised by Wolves – Geoffroy ...

Hayatın Ellerine Dokunuş

Yazar: Ömer Erdem Cingöz Tasarımcı: Roza Abazari Ağrılı bir yanı var hayatınKüfür ve aşk barındıranBizi bir boşluğun ortasındaAniden tutup durultanNefes almayı,Yemek yemeyi ve usulca şarkıları unutturanBizi sarsan, korkutanDevrimi ve bir çığlığı keskinleştirenNeşterin bıraktığı kesiğiVe merminin kan yuvasında oyuğunu açanUlvi ve bir o kadar aşağılıkAğrılı bir yanı var hayatınZaman bu kadar eskimemişkenVeya nefes almanın zor olmadığı vakitlerde,Anımsamak güç,Ama hala tebessüm yaratabiliyorkenGökyüzü, dağınık çehremdeHayatın biraz adilVe savaşılabilir olduğunu sanırdımŞiirler toplardım kavga ederek bulutlardanUçsuz yollara bakıp ağlardımGece yıldızları sayardımHüzün korkulacak bir şeydi belki benim...

Temmuzun Ortasında İki Hafta

Yazar: Ada Özceçelik Tasarımcı: Bilge Ceren Ay Temmuzun ortasında iki hafta, evimden uzakta. Hava bunaltmakta, binbir sıcaklığıyla. Neden geldim ki buraya, yanımdaki evhamlı adamla. Tutamadığımız sözlerin sıkıntısını, yapamadığımız işlerin ağırlığını bırakarak evde. Biz düştük deniz derdine. Madem geldik denize kadar, hadi dedik içelim şu serinliğini. Soğutmak için şüphelerimizi. Meğer o da bizim gibi, tekdüzelikten terlemiş. Olmadığı bir üstünü giymiş. Ben de dedim o zaman çay demleyeyim. Denize de ikram edelim. Koyarken düşüverdi içine elim. Daldırdım da diğer elimi, yetmedi bir de kendim girdim. Alamadım da...