HOUSE

HouseYazar: Aslı AkbaşEditör: Elif BaşerTasarım: Sevde Gülnıisa Meydancı HOUSE I was looking out the window when I realized, there was an angry face looking at me And telling me that I ruined my life I always do My steps were coming back to me And throwing me to the first decisions of my life Whether to walk or lay Laugh or cry Whether to die or stay I listened every voice coming from the roof Imagining the sky was shining up there And glazing my shiny walls So that everybody would know I...

Göğün Seyirliği

Göğün SeyirliğiYazar: Elif Şule KayaEditör: Aslı Akbaşfotoğraf Kaydı: Neris Yavuz İşte paydos. Özenle bağlanmış boyun bağı Koptu sonunda zamanın kanı akmış masadan Şimdi devin karnından çıkma vakti, Vur kendini iki devin arasına Kaldır çeneni kopacakmış gibi boynundan Bak işte orada, Mavi bir leke. Tanıdık mı geldi hikaye? Azap bahsi mucizenin kalbinde; Boyunlarında halkalar, Önlerinde bir set, Arkalarında bir set, Artık göremezler! Fakat ah Karadeniz! Yaşamak sende coşmuş Durup bakmak bile ibadet olmuş. Geceden başlar göğün seyirliği, Doluşur yipil yipil süt lekeleri Zifiri sessizliğe ve karanlığa. Sonra Ay’ın annesi tutar elinden, “Şimdi Güneş’in oyun vakti.” Çaba istemez burada görünmek için mavi, Aksine gayet şîvekâr dolar...

Tutunmam Lazım

Tutunmam LazımYazar: edalalEditör: Aslı AkbaşTasarım: Aslı Akbaş Nedir bilmiyorum içine çeken beni Babamla alakalı rüyalar görüyorum dün geceden beri Uyansamda terk etmiyor izleri beni Oynatıyor beni aynı bir kuklanın ipleri gibi Tutunuyor bana aynı senin anlattığın gibi Dikiş izlerini hissediyorum omuzlarımda, göğsümde Boğazımda hissediyorum konuşurken onun hakkında Bırakamadı gitti bi ipleri Tutunamayanlardan olmak isterdim ben ki Bıraksın bu kabuslar peşimi Babamla alakalı rüyalar görüyorum doğduğumdan beri ...

Varoluşçu Psikoterapi

Varoluşçu PsikoterapiYazar: Hümeyra CivelekEditör: Aslı AkbaşTasarım: Bediha Kellecioğlu Varoluş ve Psikiyatri, Engin Geçtan’ın uzmanlık alanı olan psikiyatri disiplini çerçevesinde yazdığı, şimdilerde birer klasik haline gelmiş olan dört kitabından (Normaldışı Davranışlar, İnsan Olmak, Psikanaliz ve Sonrası, Varoluş vePsikiyatri)sonuncusu. İki ana bölümden oluşan eser yalnızca psikoloji alanındakileri değil, meslek dışından olan okurları da kendisine çekecek bir yalınlığına ve anlatım zenginliğine sahip. Kitabın birinci bölümünde Freud’dan başlayarak psikanalizi kuram ve yöntem açısından özetleyen Geçtan, varoluşçu felsefenin psikiyatriyle buluşmasının İkinci Dünya Savaşı sonlarına rastladığını ifade eder.1 “Aslında...

Kalamaz Ki Zincirsiz

Kalamaz Ki ZincirsizYazar: Samet TamerEditör: Aslı AkbaşFotoğraf Kaydı: Esra Solmaz Zincirleri vardı her insanın. Hiçbir zaman ayrı kalamadığı, hiçbir zaman ayrı kalmayı istemediği. Zincirleriydi insanın; onsuz yapamadığı, onunla da olamadığı. Kendini bağlayan zincirler olduğunu bile bile hep birlikte kaldığı. Rahatlıyordu insan gerildikçe bu zincirler, gerim gerim gerildikçe. Bırakıyordu kendini kollarına zincirlerin. Fark etmiyordu ama kendinden de bırakıyordu onlara, kendini de alıyordu onlardan. Ne var ki ister incecik ipten olsun ister kalın mı kalın çelikten, zincirler fark etmez. Bir gün gelir artık ömürleri...

Uyku Portresi

Uyku PortresiYazar: Alper Yiğit ŞengönülEditör: Aslı AkbaşFotoğraf Kaydı: Saadet Atmaca Uykuya daldı. Bir süredir kafasını dolduran anlamlandıramadığı düşünce bulutu uykusunu zehre çevirmeye başladı. Bir süredir kafasında bu esrarengiz bulut yer kaplıyordu. Ama uykusunda ilk defa buna bu kadar yoğun bir şekilde maruz kaldı. Dayanamayıp fırladı yatağından. Garip şekilde ışığın zerresinin olmadığı şehre bakarken neye uğradığına şaşırdı. Hiç böyle görmemişti şehri. Cam kenarına oturdu üzerine bir yorgan alarak. Düşen kar tanelerinin birbiriyle olan dansını izlerken dalıyordu. Düşündü. Üniversiteye yeni başlamış, tek başına yaşayan,...

Kaza

KazaYazar: Kayra MertEditör: Beyza ÖzTasarımcı: Aslı Akbaş Adımımı atıyorum, otlar bileğimi kavrıyor ve taban çöküyor. Kendimi buz gibi suların içinde buluyorum. O kadar derindeyim ve o kadar karanlık ki kendi ellerimi bile zar zor görüyorum. Metrelerce üstümdeki buz kütlesinin tabanındaki çatlaktan içeriye ay ışığı sızıyor. Ciğerlerimin patlayacak gibi olduğunu hissediyorum, ellerimi uzatıp yüzeye ulaşmaya çalışıyorum ama çok derindeyim. Nefesimi daha fazla tutamayıp ciğerlerime su çektiğim anda bacağımdaki otlar tekrar devreye giriyor ve kendimi etrafımdaki su kütlesiyle tavandan düşerken buluyorum. Yüz üstü yere çarpıyorum, öksürüp...

Bana Ol

Bana OlYazar: aslı AkbaşEditör: Beyza ÖzTasarımcı: Sümeyra Koçyiğit Bir sırma sarsın boynunuAldığın nicelerini ince koynunaİnci taneleri serilsinElim değsin, elin değsinTenim olsun tenin olsunAkşamlar da bizim Uzun saçların salınsın, altından yemeninUzun olsun kolların benim içinUtanma sıkılmaDökme dökülme benden gayrıDüşme ak saçlı günlereBenden ayrı gitme Bir lokman boğazındanNimetin sofrandanve meyven verdiği zamanın bizeEksilmesin, sulayayım benAğaçlar olsun varlığımSenin sofran olsun soframVe bahçem senin ellerin Sırma sarsın koynunaBeyaz düşsün, geriye düşsünİnciler dizilsin boynunaBen uyuyayım sen uyutNinni olsun ninnilerAğaç hışırtısı Bir salkım üzüm ol soframdaTaneleyip avucuma dizdiğimElime alıp da gezdiğimCebimde,...

İsim

İsimYazar: Emin KarabacakEditör: Beyza ÖzTasarımcı: Aslı Akbaş Uzun zaman önce, henüz insanlığa dair kavramlar icat edilmemişken yaşamış kahramanımız. İsmini Yalnızlık koymuş annesi, o ise anlamamış yalnızlık ne demek. Yalnızlık öyle sevmiş ki insanları, herkese ulaşmak istemiş. Kendine bir yer aramış durmuş kalabalıklar arasında. Ama ne mümkün… İnsanlarla olmasına izin yokmuş sanki, biri olmasına izin yokmuş sanki. Yalnızlık zaman geçtikçe kavrar olmuş isminin anlamını; kavradıkça da daha çok karışmış kafası. Mesela, doğmuş olmanın güzelliğinin farkındaymış, “Eğer doğmuş olmasaydım, ismimi düşünebilecek bir ben olmazdı hiç”...

Sorgu

SorguYazar: aslı AkbaşEditör: Beyza ÖzGörsel Tasarım: Saadet Atmaca Peki elleri tiyatroların Peki güzellemeler yazılmış uğruna Padişahlar, anlı şanlı kahramanlar Peki değiştirilmiş kitaplar Peki ben Uzanan geçmişe Bugünü uzatan, sulayıp sulayıp Ne emeklerle büyüten Ne olacak sakarlara Dizleri üstüne düşen karşısında Aşık güzellerin Peki diyarlara Unutulmuş, geride kalmış Kılı kırk yaran ustalara Peki bana Bırakıp doğal mucizelere ömrünü Uyuyan çimenler üzerinde Unutulmuş diyarlarda Peki sıkıcı evlere Sıkıcı duvarlara Arkasında ölmüş ruhların Kulak verilmemiş dileklerine Peki gezginlere Ya yiyen ya uyuyan Nice tembellere Ne olacak değişmemiş kurallara Sen sormazsan eğer Ben yazmazsam Ne olacak bu dünyaya ...