Vakitsiz Açan Çiçek

Vakitsiz Açan ÇiçekYazar: Ahmet DeveciEditör: Beyza ÖzTasarımcı: Bediha Kellecioğlu Tatlı bir çocuk ile başlıyor hikayem Ve bu çocuğun kim olduğunu bile bilmeden  Bu kadar kimlik müsveddesi içinde Öylece yaşayıp gidiyorum Tüm bu hatalar, pislikler, Bu eğrilmiş doğrultu benim Ve evet Bilerek üç maymunu oynuyorum.  Tam da bu yüzden Kaybetmekteyim her savaşı Aynadaki yüzüm dahi tiksiniyor şimdi benden Kelimelerim artık hep Daha küçük dilimden Kim bilir beni ben yapan sebep de Bu yüzden yabancılıyor beni Yalnız ölmek fikrinin verdiği cesarete hiç layık olmadım Ve korkuyorum Ya bütün büyü bozulur da Bir gün, birdenbire büyüyüverirse çocuk Ya kendini her şeye geç kalmış...

Engel Olamadığım Bazı Şeyler

Engel Olamadığım Bazı ŞeylerYazar: Sude BayraktepeEditör: beyza ÖzTasarımcı: Efecan Yıldırım Merak etmiyor değilim açıkçası.  Hiç başına geldi mi? Hissettin mi hiç, hissettiklerimi? Tam olarak aynısını hissetmemiz mümkün değil tabii biliyorum ama sana da bir şeyler normal gitmiyormuş gibi gelmiyor mu? Merak ediyorum. Gün normal seyrinde ilerlerken, kendini gündelik rutinin akışına bırakmış bilinçsizce bir şeylerle uğraşıyorken hiç anlamlandıramadığın bir anda kalbin, miden tiksinti dolu bir rahatsızlık hissiyle dolup taştı mı? Sakin bir ruh halinde elini yanağına yaslamış durgun durgun dışarıyı izliyorken zamansızca...

Ay Işığı Sonatı

Ay Işığı SonatıYazar: Uğur yaşarEditör: Beyza ÖzFotoğraf: Saadet Atmaca Bir nisan gecesi, hava soğuk; tek duyulan baykuşların kanat çırpışı, ağustos böceklerinin şarkısı ve sık sık gece yürüyüşlerine çıkan o adamın ayak sesleri. Ağaçlardan dökülen pespembe çiçekler ışığımın yansıdığı denize sakince düşüyor, sandallar ağır ağır sallanıyor. Sanki tüm şehir o adamla beraber aynı duyguları, kafa karışıklığını yaşıyor. Tüm şehir tanıyor onu ve bahtsız geçen günlerini, döktüğü göz yaşlarını. Haykırıyor sessiz çığlıklarıyla yaşadıklarını. Acaba bugün ne yaşamıştı, neye üzülüyordu?  Her seferinde yaptığı gibi açtı daha...

Sorgu

SorguYazar: aslı AkbaşEditör: Beyza ÖzGörsel Tasarım: Saadet Atmaca Peki elleri tiyatroların Peki güzellemeler yazılmış uğruna Padişahlar, anlı şanlı kahramanlar Peki değiştirilmiş kitaplar Peki ben Uzanan geçmişe Bugünü uzatan, sulayıp sulayıp Ne emeklerle büyüten Ne olacak sakarlara Dizleri üstüne düşen karşısında Aşık güzellerin Peki diyarlara Unutulmuş, geride kalmış Kılı kırk yaran ustalara Peki bana Bırakıp doğal mucizelere ömrünü Uyuyan çimenler üzerinde Unutulmuş diyarlarda Peki sıkıcı evlere Sıkıcı duvarlara Arkasında ölmüş ruhların Kulak verilmemiş dileklerine Peki gezginlere Ya yiyen ya uyuyan Nice tembellere Ne olacak değişmemiş kurallara Sen sormazsan eğer Ben yazmazsam Ne olacak bu dünyaya ...